Depresyon

Depresyon tanı kriterlerine göre görülen temel belirtiler; en az iki haftalık süre boyunca, işlevsellikte belirgin düşmeye,  çökkün duygudurum veya ilgisini yitirme/zevk alamamadır. Depresyon tanısı için bu temel belirtilerden birinin olduğu tabloya  kilo alma/verme(diyet yapmıyorken),  uykusuzluk/çok uyuma,  içsel huzursuzluğa bağlı hareketlilik/yavaşlama, bitkinlik, enerji yokluğu, değersizlik, suçluluk duyguları, konsantrasyon güçlüğü, tekrarlayıcı bir şekilde ölüm düşüncesi gibi belirtilerden az 5 tanesinin eşlik etmesi gerekmektedir.

Gündelik yaşamda herkes zaman zaman kendini moralsiz, üzgün, mutsuz hatta karamsar hissedebilir. Depresyondan farkı, kişinin bu durumu çözümsüz ve kendisini de yetersiz hissetmemesidir. Gündelik olaylar morali bozulan kişi olumlu gelişmeler ile kendisini yeniden iyi hissederken, depresyon hastalığındaki kişi olaylara bağlı olarak kendini daha iyi hissetmez.

Depresyon kadınlarda erkeklere göre 2 kat daha sık görülmektedir. Kadınların %10-25’inde, erkeklerin %5-10’unda depresyon görüldüğü bildirilmiştir.

Depresyon mutlaka psikiyatri hekimleri tarafından etkili biçimde tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Çünkü tedavi edilmeyen depresyonda intihar ile ölüm riski %15’tir. Depresyon şu anda dünyada en fazla yeti kaybı oluşturan hastalıklar sırasında dördüncü sırada olup, Dünya Sağlık Örgütüne göre 2020 yılında yaşam kalitesini bozan ve yeti yitimine yol açan hastalıklar arasında ikinci sırayı alacaktır.

Kendiliğinden düzelen depresyon olguları mevcuttur. Ancak depresyon, çoğunlukla tedavi gerektiren ciddi bir sağlık sorunudur. Depresyonun biyolojik tedaviler (ilaçlı tedaviler gibi) ve uygun psikoterapi yaklaşımları ile tedavi edilebilirliği oldukça yüksektir.