Dikkat Eksikliğinde İlaç Tedavisi ve Alternatif Tedaviler

Bir önceki yazıda bahsettiğim gibi dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik bozukluğu çocuk ve aileyi birçok alanda zorlayan bir problemdir. Çoğunlukla tedavinin ders başarısı için başlandığı düşünülse de aslında tedavi hedefleri çok daha geniştir. Tedavi ile çocuğun sosyal ilişkilerine zarar veren ani parlamalarının, sabırsızlığının ve aceleciliğinin azaltılması; engellenmeye tahammülünün arttırılması; zaman yönetiminin organizasyonu; planlama becerisinin geliştirilmesi; dikkatsizlik ve/veya hareketliliği nedeniyle başına gelen kazaların azaltılması; derse olan dikkatinin arttırılması; ödev ya da sorumluluklarını yerine getirebilmesinin sağlanması hedeflenir.  Her dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik problemi olan bireyin belirtilerinin yoğunluğu birbirinden farklıdır. Bazı hafif şikayetleri olan çocuklarda yaşam değişimi ve düzenleme önerileri faydalı olabilir. Yoğun şikayetleri olan grupta ise bu hedeflere ulaşmada en çok fayda görülen tedavi şekli ilaç tedavisidir. İlaç ile hızlı ve oldukça etkin sonuçlar alınmaktadır. Yoğun şikayeti olan grupta ilaç dışı tedaviler çoğunlukla destekleyici olmanın ötesine geçememekte ve etkinlikleri oldukça düşük olmaktadır.

İlaç tedavisi için temel olarak kullanılan iki farklı grup ilaç vardır. Bunlardan ilki; hızlı etki gösteren, ancak daha kısa etki süresi olan metilfenidat grubu ilaçlardır. Bu ilaçlar kırmızı reçete ile satılan ilaçlar olmakla birlikte sanılanın aksine çocuklarda bağımlılık yapmamaktadır. Aksine çalışmalar tedavi edilmemiş dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik problemi olan çocukların, dürtüsellikleri ve yargılama güçlükleri nedeniyle madde bağımlılığına yönelme riskinin daha fazla olduğunu, ilaç tedavisinin koruyucu olduğunu göstermektedir.

Bu grup ilaçlar ile en sık görülen yan etki iştahsızlık, uygun saatlerde alınmadığında uykuya dalma güçlükleri, baş ağrısı ve çarpıntıdır. Bu yan etkilerden baş ağrısı ve çarpıntı genellikle tedavinin ilk haftalarında olup, sonra kaybolmaktadır. Altta yatan bir kalp problemi veya ailesel bir yatkınlık olmadığı sürece kalp hızındaki artış çok az olmakta ve çoğu kez çarpıntı olarak bile hissedilmemektedir. Kalp üzerindeki yan etkileri açısından yapılan takip çalışmasında olumsuz etki bildirilmemiştir (Ramos Olagazasti, 2013). İştah azalması ve uyanıklık hali yapma etkisi ise ilacın kullanıldığı sürece devam etmekte, geçmemektedir. Ancak kilo kaybı çoğunlukla ilacın kullanıldığı ilk aylar içinde olmaktadır, uzun süreli takip çalışmalarında boy uzamasında olumsuz etkisi gösterilmemiştir (Castellanos 2012). İlacın olumsuz yan etkilerinden biri de ilacın etkisinin geçtiği saatlerde bazı çocuklarda patlama şeklinde ortaya çıkan aşırı hareketlilik ve dürtüsellik halidir.

İkinci sık kullanılan ilaç grubu atomoksetin türevleri olup bu ilaçların etki süreleri daha uzundur. Ancak etkinin ortaya çıkması biraz zaman alır. Etkinlik çoğu çocukta metilfenidat grubu ilaçlar kadar belirgin ve keskin olmamakla birlikte etkinin sürekli olması, patlama şeklinde ortaya çıkan yan etkilerin görülmemesi açısından avantajlıdır. Dikkat eksikliğine ek olarak hafif kaygı düzeyi yüksekliği olan çocuklarda kaygı azaltıcı etkilerinden faydalanılabilir. En sık yan etkiler metilfenidat grubunda olduğu gibi iştahsızlık, uykuya dalma güçlükleri, çarpıntıdır.  Metilfenidat grubunda olduğu gibi ailede ya da çocuğun kendisinde kalp açısından problem olduğunda dikkatli kullanılmalıdır.

İlaç dışında çocuğun, ailenin ve öğretmenin psikoeğitimi çok önemlidir. Bu durum ile baş edebilmek, günlük hayattaki işlerini kendi başına organize edecek bir düzen oluşturmak, okulda kendisinin ve arkadaşlarının ders dinlemesini olumsuz etkileyecek davranışlarını düzeltebilmek için çocuk ailenin ve öğretmenin desteğine ihtiyaç duyacaktır.

Psikoeğitim dışında bir eğitmen eşliğinde yapılan grup sporlarının da çocuğun dikkat süresinin artmasını, hareketliliğinin ve dürtüselliğinin organizasyonunu olumlu etkilediği gösterilmiştir. Spor aktivitesi seçilirken çocuğun gelişimsel düzeyi ve ilgi alanları dikkate alınmalıdır.

Beslenme ve hayat düzenlemeleri açısından bakıldığında; besin takviyelerinin faydası görecelidir. Eğer çocuğun herhangi bir vitamin eksikliği varsa düzeltilmeli, alerjisi olan bir gıda varsa diyetinden çıkarılmalıdır. Ek olarak balık yağı desteğinin kısmi bir faydası olmaktadır. Düzenli bir uyku her alanda olduğu gibi dikkat eksikliğinin azaltılması için önemlidir.

İlaç dışı nörofeedback, özel diyet, ağır metal şelasyonu gibi tedavilerin etkinliği kanıtlanmamıştır.

 

Bir sonraki yazımda okul öncesinde dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik bozukluğuna değineceğim.

Sevgiyle kalın…